|
BETON
DÖKÜM TEKNİĞİ
;
Açıklamalar için resimlerin üzerlerine tıklayınız...
1.
Yerleştirme - Sıkıştırma - Vibrasyon
Kalıba dökülen betonu, kalıbın her
tarafına yaymak, donatıları iyice sarmasını sağlamak ve hava
boşluklarını dışarıya çıkararak doluluğu artırmak için
vibratörle sıkıştırmak gerekmektedir.Vibrasyonun esası,
betonu kuvvetli bir şekilde titreşime tabi tutmaktır. Deprem
yönetmeliğinde belirtildiği üzere, her tür beton sınıfında,
yerleştirme aşamasında vibratör kullanmak mecburidir.
Şantiyelerde betonun
vibrasyonu için kullanılan vibratörler üç tiptir:
İçten Titreticiler:
Bir diğer adı da Dalıcı
Vibratör olan ve en çok kullanılan vibratör tipidir.
Vibratör, titreyen bir metal iğne ve ona, güç kaynağından
hareket gücü ileten, hortum içindeki esnek bir bağlantı
şaftından oluşur. Titreşimli iğne beton içindeki en büyük
agrega boyutu, betonun kıvamı, kalıp ve donatı durumuna göre
değişik çaplarda olabilir.
Dıştan Titreticiler:
Kalıp Vibratörleri diye de
adlandırılan ve kalıba dıştan monte edilerek kullanılan
vibratörlerdir. Bu vibratörler genellikle donatı
yoğunluğunun fazlalığı nedeniyle içten titretici
uygulanamayan sıkışık yerlerde, tünellerin kemer kaplamaları
ile prefabrik eleman üretiminde kullanılırlar. Kolaylıkla
sokulup takılabilme özellikleri nedeniyle dökümün
ilerlemesine göre kalıp üzerinde yerleri değiştirilebilir.
Elektrikle veya basınçlı hava ile çalışırlar.
Yüzey Titreticiler:
Satıh Vibratörleri de denilen bu vibratörler titreşen bir
mala ve mastar şeklindedirler. Daha çok döşeme ve yol
kaplama betonlarında kullanılırlar. Yaklaşık olarak 20 cm.
derinliğe kadar etkili olurlar. Şayet daha derin kısımların
vibrasyonu gerekiyorsa dalıcı vibratörlerle birlikte
kullanılmalıdırlar.
2. Beton Vibrasyonunuda Dikkat
Edilmesi Gereken Noktalar
Beton elden geldiğince
yerleştirileceği yere veya onun çok yakın bir bölgesine
dökülmelidir. Özellikle döşeme betonlarında hem zaman ve iş
gücü kaybı, hem de betonun ayrışma tehlikesi açısından,
betonu belirli bir bölge- ye yığıp oradan kürekle yerine
yerleştirme yönteminden kaçınılmalıdır.
Beton homojen tabakalar halinde yerleştirilmelidir.
Yerleştirme esnasında büyük yığınların veya eğimli
tabakaların oluşturulmasına engel olunmalıdır.
Duvar ve kolon gibi düşey taşıyıcı yapı elemanlarında, beton
kalıbına 30 -45 cm'lik tabakalar halinde yerleştirilmelidir.
Bu kalınlık brüt beton uygulamasında ve eldeki mevcut
vibratörün uzunluğuna bağlı olarak 30 cm. ile de
sınırlandırılabilir.Beton
kalıba fazla yüksekten dökülmemelidir.
Beton yerine mümkün olduğunca hızlı
yerleştirilmelidir. Fakat bu işlem sıkıştırma yönteminden ve
sıkıştırma ekipmanının yetiştirebileceğinden de hızlı
olmamalıdır. Kısaca betonun yerleştirme ve sıkıştırma
hızları uyum içinde ve eşit olmalıdır.
Brüt beton yüzeyli kolon ve duvarlarda betonun kalıp içinde
yükselme hızı 2m/saat'ten fazla olmalıdır. Gecikme ve
duraklamalara meydan veril- memelidir. Bu tür uygulamalarda
yüzeyde oluşması muhtemel hava kabarcıklarını azaltmak için
kalıp ince ve homojen bir yağ tabakasıyla yağlanmalı,
betonun bileşimi ise iri agregası azaltılmış ve uygun
kıvamlı (8-12 cm çökme) olacak şekilde ayarlanmalıdır.
Yüzeyde Sıkışmış Kabuk
Tabakası - Sıkışmamış Beton ;
Vibratör daldırıldığı kesimde, beton
karışımına ve kullanılan vibratör cinsine bağlı olarak beton
yüzeyinde ince bir şerbet tabakası belirip, beton içinde
sıkışan havanın yüzeye çıkmasını sağlayana kadar en az 15 sn
kadar sabit tutulmalı, daha iyisi küçük düşey hareketler
yaptırılmalıdır. Brüt beton uygulamasında vibrasyon süresi
gerekirse 30 sn.'ye kadar uzatılmalıdır.
Vibratör betonun içinden yavaşça çekilmelidir. (-8cm/sn)
Böylece sıkılama esnasında vibratörün, beton içinde
oluşturduğu boşluğun kapanması sağlanacaktır. Kuru
karışımlarda şayet bu başarılamıyorsa vibratörün yeniden bir
kaç santim kadar betona daldırılması problemi çözecektir.
Eğer yeniden daldırma etkili olamıyorsa karışımı veya
vibratörü değiştirmek gerekecektir.
Vibrasyon esnasında vibratörün her defasında bir önceki
tabakaya 10 cm kadar girmesine dikkat etmek gerekir. Böylece
iki tabakanın birbiriyle kaynaşması sağlanacaktır.
Vibratörün kalıp yüzeyine temas etmesini önlemek gerekir.
Bu, kalıp yüzeyinin hasar görmesini önleyeceği gibi
vibratöründe hasar görmesine engel olacaktır. Emniyetli
tarafta kalmak için vibratörü kalıptan 75-100 mm uzakta
tutmak gerekir.
Vibrasyon esnasında vibratörün betonarme donatılarına
temasını da önlemek gerekir. Bu donatıların kalıp
içerisindeki konumunun bozulmasını önleyecektir.
Vibratör sıkılama esnasında beton yığınının tam tepesinden
daldırılmamalıdır. Bir yığını düzlemek için vibratörü yığına
kenardan daldırıp yerleşmeye başlayan tabaka üzerinde
ilerletmek gerekir. Yığın düzlendikten sonra sıkıştırma
başlatılmalıdır.
Vibratör betona düşey olarak daldırılmalı ve daldırma
aralığı vibratörlerin etki yarıçaplarına bağlı olarak 45-50
cm'yi geçmemelidir. Küçük çaplı vibratör kullanılması
halinde ve brüt beton uygulamasında daldırma aralıklarının
daha da düşürülmesi gerekir.
Beton yerleştirilirken yardımcı oluklar kullanılması halinde
betonun bu oluklardan akışını vibratör kullanarak
sağlamaktan kaçınılmaktadır.
Vibrasyon esnasında vibratör iğnesinin tamamen betona
gömülmesini sağlamak gerekir. Beton içinde olmadığı zaman
vibratör çalıştırılmamalıdır.
Yüzey görünümünün çok önemli olduğu yerlerde ilave vibrasyon
uygulayarak yüzeydeki boşluk sayısını azaltma yoluna
gidilmelidir.
Vibratörün motoru sarsıntılı çalışıyorsa bakımını yapmak
gerekir. Vibratör, esnek milinden çekilerek taşınmamalıdır.
Her iş bitiminde vibratör muhakkak temizlenmelidir.
Taze beton, içinde hava boşlukları kalmayacak biçimde mümkün
olan en yüksek yoğunluğa kadar sıkıştırılmalıdır.
Betonda Yüzey Bitirme İşlemi ;
Sertleşmiş beton yüzeyinde söz konusu
yapının proje şartnamelerinde tanımlanan görünüşün elde
edilmesi gerekir. Bu görünümün yerine göre kalıp veya
çeşitli el ve makina yöntemleri ile elde edilmesi için
yapılan işlemlere genel olarak " bitirme " denir.
Düşey yüzeyler genellikle kalıp tutularak bitirilmiş
olurlar, istenen yüzey kalitesine göre değişen kalite ve
tipte kalıplar kullanılır. Bazen kalıp alındıktan sonra
yüzeye el veya makine ile ek bitirme işlemleri
uygulanabilir. Çoğunlukla yatay yüzeyler ve bazı eğik
yüzeyler kalıpsız bitirilirler. Bu şekilde yapılan bitirme
işleminde bazen de makine yöntemleri kullanılır.
Döşeme betonlarında yüzey bitirme işlemi genellikle çelik
veya ahşap mastar ve malalarla yapılır. Kenar, pah ve derz
işlemleri gereken yerlerde, önce kenar bitirmesi yapılmalı,
sonra pah ve derzler bitirilmelidir.
Bazı beton satıhlarda mastar ve mala işleminden sonra
gereken pürüzlülüğün verilmesi için, belli bir yönde fırça
çekilir. Bazı büyük döşeme ve kaplama betonlarında ise
vibrasyonlu mastar ve makine malası kullanılabilir.
Yerine yerleştirilen betonun dayanımının zaman içinde
gelişimi, bünyesindeki çimentonun su ile yapacağı
hidratasyon reaksiyonlarının sürekliliği ile mümkündür.
Hidratasyon olayının normal bir şekilde gelişmesini
engelleyen saklama koşulları ile ilgili faktörler havanın
sıcaklık ve nem derecesi ile rüzgarlı olmasıdır.
Hava sıcaklığının düşük olması hidratasyonu yavaşlatacak,
buna bağlı olarak da beton yavaş dayanım kazanacaktır. Şayet
havanın sıcaklığı fazla ise bu durumda da buharlaşma olacak
ve hidratasyon için gerekli su miktarında azalma olacaktır.
Havanın rüzgarlı olması da buharlaşmayı arttıracaktır. Bu
durumda buharlaşmanın önlenmesi, ancak betona yeterli bir
rutubet kaynağı sağlamakla mümkün olacaktır. Şayet betonda
bu gibi etkiler sonucu oluşan su kaybı önlenemez ise, ani
kurumadan dolayı betonda büzülme olacak ve çatlaklar meydana
gelecektir.
Karışım suyunu belirli bir süre betonun bünyesinde
tutabilmek için genelde iki yöntem uygulanmaktadır.
Birincisi betonu sık sık ve devamlı sulama, ıslak çuvallarla
örtme, buhar verme, kum, nemli toprak veya saman sererek
sürekli ıslatmak gibi önlemlerdir. İkincisi ise mastarı
biter bitmez beton yüzeyini piyasadan hazır olarak temin
edilebilecek sıvı kür maddeleri ile kaplamaktır. Bu
maddeler, püskürtme yoluyla veya fırça ile beton yüzeyine
uygulanırlar ve yüzeyde geçirimsiz bir tabaka oluşturarak
beton karışım suyunun kaybolmasına engel olurlar.
Soğuk havalarda, gerek don etkisine karşı gerekse kalıp alma
süresini kısaltmak için betonu, bir çadır altında ve
içerisinde gerekli ısıyı sağlamak için ateş yakarak, sıcak
hava veya buhar üfleyerek veya benzeri ısıtma yöntemlerini
kullanarak muhafaza etmek gerekir. Ortaya çıkacak CO (karbonmonoksit)
gazı için gerekli önlemler alınmalıdır.Sıcak veya soğuk
havada beton dökerken dikkat edilecek hususlarda daha
ayrıntılı bilgi için TS 1248'e başvurulabilir.
Betonun Kürü ;
yerine yerleştirilen betonun
dayanımının zaman içinde gelişimi, bünyesindeki çimentonun
su ile yapacağı hidratasyon reaksiyonlarının sürekliliği ile
mümkündür.
Hidratasyon olayının normal bir şekilde gelişmesini
engelleyen saklama koşulları ile ilgili faktörler havanın
sıcaklık ve nem derecesi ile rüzgarlı olmasıdır.
Hava sıcaklığının düşük olması hidratasyonu yavaşlatacak,
buna bağlı olarak da beton yavaş dayanım kazanacaktır. Şayet
havanın sıcaklığı fazla ise bu durumda da buharlaşma olacak
ve hidratasyon için gerekli su miktarında azalma olacaktır.
Havanın rüzgarlı olması da buharlaşmayı arttıracaktır. Bu
durumda buharlaşmanın önlenmesi, ancak betona yeterli bir
rutubet kaynağı sağlamakla mümkün olacaktır. Şayet betonda
bu gibi etkiler sonucu oluşan su kaybı önlenemez ise, ani
kurumadan dolayı betonda büzülme olacak ve çatlaklar meydana
gelecektir.
Karışım suyunu belirli bir süre betonun bünyesinde
tutabilmek için genelde iki yöntem uygulanmaktadır.
Birincisi betonu sık sık ve devamlı sulama, ıslak çuvallarla
örtme, buhar verme, kum, nemli toprak veya saman sererek
sürekli ıslatmak gibi önlemlerdir. Ikincisi ise mastarı
biter bitmez beton yüzeyini piyasadan hazır olarak temin
edilebilecek sıvı kür maddeleri ile kaplamaktır. Bu
maddeler, püskürtme yoluyla veya fırça ile beton yüzeyine
uygulanırlar ve yüzeyde geçirimsiz bir tabaka oluşturarak
beton karışım suyunun kaybolmasına engel olurlar.
Soğuk havalarda, gerek don etkisine karşı gerekse kalıp alma
süresini kısaltmak için betonu, bir çadır altında ve
içersinde gerekli ısıyı sağlamak için ateş yakarak, sıcak
hava veya buhar üfleyerek veya benzeri ısıtma yöntemlerini
kullanarak muhafaza etmek gerekir. Ortaya çıkacak CO (
karbonmonoksit) gazı için gerekli önlemler alınmalıdır.
BETON VE KALIP ;
Betonun mimari ve statik açıdan
gerekli formu almasını sağlayan ve beton yeterli dayanım
kazanıncaya kadar onu taşıyan yardımcı yapı elemanlarına
KALIP denir.
Kalıpların Başlıca
Görevleri:
• Betonarme elemanlara gerekli
boyut ve şekli vermek,
• Taze beton ağırlıklarını, taze beton basınçlarını ve beton
dökümü sırasında ortaya çıkan ilave yükleri taşımak,
• Beton dökümü sırasında ortaya çıkabilecek darbe ve
titreşim etkilerine dayanmak,
• Gerekli durumlarda çalışma ve iletim döşemesi gibi de
kullanılmak, şeklinde özetlenebilir.
Beton teknolojilerindeki gelişmeler sonucu yapı elemanları
daha narin ve detaylı yapılabilmekte bu durumda da işlenmiş
birim betonda kalıp maliyetlerinin payı artmaktadır. Kalıp
maliyetlerinde de kalıp işçiliği payı kalıp malzeme
maliyetinin yaklaşık üç katı kadardır.
Beton ve donatı maliyetleri çok değiştirilemediği için kaba
inşaat maliyetlerindeki bir ekonomi kalıp maliyetlerinin
azaltılması ile mümkün olabilecektir. Bu nedenlerle
kalıplanacak elemanın boyutlarına göre şantiyede kalıp
tahtaları, kalaslar, dikmeler, çiviler ve bağlantı
elemanları ile teşkil edilen ve kalıp alındıktan sonra
sökülen "klasik kalıplama" yerini yeni ve rasyonel "kalıp
sistemleri" ne bırakmaktadır.
Kalıp sistemlerinde kalıp elemanları belirli standartlarda
fabrikasyon olarak imal edilip şantiyede bir iş programına
göre kullanılırlar.Kalıplar kalıp yüzeyleri, mesnet
konstrüksiyonları ve yardımcı elemanlarla teşkil edilir.
Kalıp yüzeyleri genellikle ahşaptan imal edilmekle birlikte
çelik, saç ve alüminyum kalıp yüzeyleri de kullanılmaktadır.
Mesnet konstrüksiyonlar ise kalıp taşıyıcıları, dikmeler ve
bağlantı elemanlarıdır. Kalıp taşıyıcıları ahşap kalaslar,
ahşap kafes kirişler veya dolu gövdeli ahşap kirişler, boyu
ayarlanabilir çelik kirişler, çelik profillerdir. Kalıp
dikmeleri olarak ahşap kalaslara ve teleskopik çelik
dikmeler ile yüksek döşeme kalıplarında üç boyutlu çok
parçalı sehpa dikmeler kullanılır.
Bir Kalıptan Beklenen
Genel Özellikler
• Kalıp temiz, ölçülere uygun ve sızdırmaz olmalıdır,
• Az parça ile kurulabilmelidir (hareketli parça sayısı az
olmalıdır),
• Kalıp elemanlarını birleştiren bağlantı elemanlarının
kullanılışı kolay olmalıdır,
• Beton ağırlığından ve beton dökümünden dolayı ortaya çıkan
yükleri şartnamelerin öngördüğü güvenlikle taşımalıdır,
• Büyük yüzeyli kalıp elemanlarının ağırlıkları vinç
kapasitesini aşmamalıdır,
• Basit detaylarla çözülebilmelidir,
• Usta gereksinimi az olmalıdır,
• Yapıdan ve plandan bağımsız olmalıdır,
• Ekonomik olmalıdır.
• Yüksek kullanım sayılı pahalı bir kalıp sistemi çok az
işçilik masrafı gerektirse bile optimum kullanım sayısına
erişilemiyorsa tercih edilmemelidir.
Kalıp sisteminin seçimine etki eden diğer faktörler ise yapı
türü, taşıyıcı sistemi, hacimlerin bölünüşü, betonun istenen
yüzey durumu, şantiyenin vinç ve taşıma
olanaklarıdır.Ülkemizde bilhassa büyük inşaatlarda kalıp
sistemlerinin kullanımı yaygınlaşmaktadır. Genellikle ithal
edilerek kullanılan bu sistemlerin yanı sıra birçok yerli
firmada üretime geçmiştir. Halen ülkemizde kalıp standardı
bulunmadığı için imal edilen veya ithal edilen kalıp
sistemlerinin güvenilirliğinin kontrolü yapılamamaktadır. Bu
nedenle kalıpların teşkil ve hesap esaslarını içeren bir
yönetmeliğin en kısa zamanda hazırlanması gerekmektedir.
|